x
A X E R A
HMK m. 107 Değişikliğinin Avukatlık Uygulamasına Etkileri
17.09.2026 · MEHMET PALTA

HMK m. 107 Değişikliğinin Avukatlık Uygulamasına Etkileri

7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik, yeni açılacak davalarda dava türünün belirlenmesi, talep sonucunun oluşturulması ve zamanaşımı stratejisi bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.

1. Dava stratejisinin yeniden değerlendirilmesi

Alacak miktarı belirlenebiliyorsa, dava dilekçesinde talep sonucu daha dikkatli ve somut biçimde kurulmalıdır. Yeni davalarda belirsiz alacak davası yoluna başvurulamayacağından, somut olayın özelliklerine göre tam eda davası veya kısmi dava seçeneği değerlendirilmelidir.

2. Kısmi davada talep artırma imkânı

HMK m. 109/4 uyarınca, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu:

  • Aynı dava içinde,

  • Bir defaya mahsus olmak üzere,

  • Tahkikat sona erinceye kadar,

  • İddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın

artırılabilir.

Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

3. Dava açılmadan önce yapılması gereken analiz

Avukatların dava açmadan önce özellikle şu hususları değerlendirmesi önem kazanmıştır:

  • Alacağın belirlenebilir olup olmadığı,

  • Mevcut delillerin kapsamı,

  • Hesaplama yönteminin güvenilirliği,

  • Talep sonucunun nasıl kurulacağı,

  • Zamanaşımı süresinin etkisi,

  • Tam dava veya kısmi dava tercihinin sonuçları.

4. Geçiş hükmüne dikkat

HMK m. 107’nin yürürlükten kaldırılmasından önce açılmış davalarda önceki hüküm uygulanmaya devam eder. Bu nedenle her dosyada öncelikle dava tarihi ve uygulanacak geçiş hükmü kontrol edilmelidir.